Omuz Sıkışması Sendromu
Omuz eklemi insan vücudunun en hareketleri eklemlerindendir. Günlük yaşam hareketleri sırasında aktif olarak yoğun şekilde kullanılır. Kürek kemiği, köprücük kemiği ve kol kemiği omuz eklemini oluşturan kemik yapılardır. Kolun öne, arkaya ve yana hareketlerini sağlayan kasların bu kemik yapılar ve bunları bağlayan bağlar arasında sıkışması sonucu omuz sıkışma sendromu ortaya çıkar.
Belirtileri Nelerdir ?
Kol hareketleri sırasında ortaya çıkan ağrı omuz sıkışma sendromunun en sık görülen belirtilerindendir. Özellikle baş üzeri hareketlerde ortaya çıkan ağrı zamanla devamlı hale gelir ve geceleri uyku uyutmayacak şekilde olabilmektedir. Ağrı omuzdan kolun ön ve yan kısmına doğru yayır. Etkilenen omuz üzerine yatmak ağrıyı şiddetlendirmektedir. Sonuçta omuz hareketleri ileri derecede ağrılı ve kısıtlı hale gelip, hasta giyinme-soyunma, diş fırçalama, saç tarama gibi günlük yaşam aktivitelerini yapamaz duruma gelebilmektedir. İlerleyen dönemlerde omuz ve kol kaslarında kuvvetsizlikler ortaya çıkar.
Tedavi Yöntemi Nelerdir ?
Sendromun tedavisinde erken dönemde kolu zorlayıcı hareketlerden kaçınılması tavsiye edilmektedir. Özellikle baş seviyesinin üzerindeki hareketler ve aktiviteler kısıtlanmaktadır. Bu dönemde aralıklı soğuk uygulama ve beraberinde ağrı azaltıcı ve iltihap giderici ilaç tedavileri uygulanabilmektedir. Ağrının şiddetli ve hareket kısıtlılığının belirgin olduğu durumlarda eklem içi steroid enjeksiyonları yapılabilmektedir. Omuzun tamamen hareketsiz kalması omuz ekleminde tutukluğa ve kaslarda zayıflığa neden olacağından bu dönemde ağrıyı arttırmayacak şekilde egzersizlere başlanması tavsiye edilmektedir.
Sendromun tedavisinde fizik tedavi uygulamaları önemli yer tutmaktadır. Bu amaçla, soğuk-sıcak uygulamaları, ultrason, ağrı kesici ve kas kuvvetlendirici akım tedavileri, manuel terapi, kuru iğneleme, bantlama ve Hilterapi (yüksek yoğunluklu lazer tedavisi) gibi yöntemleri içeren bir fizik tedavi ve rehabilitasyon programı uygulanmaktadır.
